Halının tarihi

Yere ya da mobilya üstüne yaymak, duvara asmak amacıyla genellikle yünden ve ipekten yapılan, kısa tüylü örme ya da dokuma yaygı.

Halı sanatı başlangıçtan bu yana Türklere bağlı olarak gelişme göstermiştir. Düğümlü ilk halılar, I.S. III. yy’da Orta Asya’da Türkler tarafından dokunmaya başlanmıştır (hayvancılıkla uğraşan ve yaşamlarını evcil hayvanların ürünlerine bağlı olarak sürdüren bir toplumda, dokumayla ilgili bu sanatın doğması ve gelişmesi çok doğaldı). Gerçekten de, Orta Asya’da yapılan araştırmalarda, halıcılık sanatına ilişkin en eski ürünlerin Türklere ait olduğu belgelenmiştir. Önceleri, dokumalara yün iplikler düğümlenerek, hayvan postuna benzer halılar yapılmış, bunlar, sonradan geliştirilerek, bir teknik düzen içinde sanatsal bir değer kazanmışlardır.

Orta Asya’daki Türk bölgesinde yapılan araştırmalarda bulunan ve bu özelliği yansıtan halıların daha sonraki gelişmelere fazla bir etkisi olmamıştır. Aralarında bağlantı kurula-mayan, Pazırık halısı diye anılan türler bir yana bırakılırsa, günümüze dek bulunan en eski halılar, Orta Asya’da yapılan kazılarda ele geçirilen küçük küçük parçalardan oluşmaktadır. Bu parçaların renkleri canlı ve parlaktır; üstlerinde üç tür sarı, koyu mavi, kırmızı, mat yeşil ve kahverengi görülmektedir. Motiflerse, baklava dilimi, şeritler ve stilize edilmiş çiçeklerden oluşmuştur. Daha sonraları başka parçalar da ortaya çıkarılmıştır. Bunlar da, kırmızı zemin üstüne siyah kenar çizgili sarı bir motifle bezenmiştir. En eski örnekleri İ.S. III. yy’da, en yenileriyse Î.S. VI. yy’da yapılmış olan bu Orta Asya halılarının düğümleri henüz kaba biçimdedir. Ama uzun yün iplikler uçlarından kesilmiş ve bunun sonucu olarak da motifler açık seçik belirginleşmeye başlamıştır. Bu durum, gelişmiş bir tekniğin habercisidir. Dolayısıyla, ilk örneklerle aralarında uzun bir gelişme döneminin bulunduğunu gösterir. Böylece, ilk düğümlü Türk halılarının I.Ö. I. yy’a dek uzandığı sonucuna varılır. Düğümlü halılar, Selçuklu Türklerinin egemenliklerini yaygınlaştırmalarıyla Orta Asya’dan batıya doğru yayılmıştır. Günümüze kalan örneklerin çoğu harap ve parça parçadır. Selçuklu halılarında desen, genellikle, dar ve geniş iki ya da üç bordür içinde, dikdörtgen bir alanın yinelenen motif dizileriyle doldurulmasından oluşur. Bu yüzeylerde baklava, yıldız, çokgen ve öbür geometrik biçimlere çengelli uçların eklenmesiyle ilgi çekici bir görünüm kazanan motiflerin oluşturduğu sayısız çeşitlemeler görülür. Bordürler üstünde kûfi harflerden oluşan dekoratif biçimler de yer almaktadır. Sonraki dönemlerde, çeşitli değişikliklere uğramış kûfi yazılı bordürler içeren Anadolu halılarının XVII. yy’a dek geldiğini, Alman, Flaman ve Italyan ressamlarının tablolarında yer alan halı desenlerinden anlıyoruz. Selçuklu halılarının öbür motifleri de, daha sonraki dönemlerin halı sanatı üstünde etkisini sürdürmüştür. Selçuklular döneminden kaldığı kabul edilen kimi halılar, göçebelik dönemindeki anıların etkisini yansıtan geometrik desenlerle dokunmuştur. Özellikle XIV. ve XV. yy’lardan kaldığı bilinen, Anadolu Selçuklularının elinden çıkmış stilize edilmiş hayvan motifleri, çok daha belirgin olarak dokunmuştur. Günümüze dek bu tipten halı örneklerinden pek azının kalmış olmasına karşın, gene özellikle İtalyan ressamlarının tablolarına bakarak, bu hah desenleri konusun-da bilgi edinilmektedir. Söz konusu yüzyıllarda dokunan Anadolu halılarının, tüm Akdeniz çevresinde yaygın bir pazar oluşturduğu tarihsel kaynaklardan öğrenilmektedir.

XIV. yy. sonlarındaki Anadolu Selçuklularının halılarındaki hayvan figürlerinde, bir zenginleşme görülür. Sekizgenler ya da kareler içine yerleştirilmiş tek tek kuşlar ile öbür hayvan motiflerinin yerini, yavaş yavaş hayvan toplulukları almaya başlar.

XV. yy’daki örnekler daha da gelişme gösterir. Bu dönemde, hayvanlar, desen olarak barış içinde yan yana olmaktan çok, bir savaşım durumunda işlenmiştir. Bunlar arasında ejder ile Zümrüdüanka’nın savaşımını canlandıran özgün bir halı özellikle dikkati çeker. İtalya’dan satın alınarak Berlin müzesine getirilen bu ilk hayvan desenli halıdan sonra, öbür özgün örnekler de teker teker ortaya çıkarılarak, hayvanlı halılar grubu oluşturulmuştur.

Kaynak: http://www.yardimcikaynaklar.com/halinin-tarihi-ve-turk-hali-sanati/

Bunları biliyor musunuz?

Çıkmaz diye düşündüğünüz o korkunç lekeleri çıkarmak, aslında çok kolay.

Alkol lekesi nasıl çıkarılır?

Şampuanlayınız sonra beyaz ispirto ile tampon yapınız.

Halıya bulaşan ayakkabı boyası nasıl temizlenir?

Tinerle siliniz. Çıkmazsa beyaz ispirtoyla silip durulayınız.

Yağlı boya dökülmüş halı yüzeyi nasıl eski halin getirilebilir?

Kumaşa, halıya, perdeye, koltuk döşemesine bulaşan yağlı boya can sıkar. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda hemen boya dökülen bölgeye pudra serpiştirin. Daha sonra pudralı bölgeyi, eter veya alkole batırılmış bezle silin. Eter yanıcı bir maddedir dikkatli olun ve ateşten uzak durun. Eter veya alkolle sildiğiniz bölgeyi bol soğuk suyla yıkayın.

Eğer yağlı boya, kumaşın üzerinde kurumuşsa, yani taze bir leke değilse, kurumuş boya lekesinin üzerine amonyak dökün. Bekleyin boya 15 dakika kadar yumuşasın. Sonra yine o bölgeyi soğuk suyla yıkayın.

Çay lekelerini temizlemek için yapılması gerekenler

Kovada toz çamaşır deterjanını köpürterek halıya tampon yapınız. Ovmamaya dikkat ederek birkaç dakika bekletiniz. Daha sonra nemli bezle bastırmadan lekeyi ovalayınız. Bu yöntemden sonuç alamadıysanız ikinci yöntemi deneyebilirsiniz. Bu yöntemde su bardağının altıda birine sirke , kalan kısmına su doldurup halıyı fazla bastırmadan bez yardımıyla ovalayarak çıkarmaya çalışınız. Dikkat etmeniz gereken nokta çıksın diye sirke miktarını arttırmamalısınız aksi taktirde sirkenin rengi halıya çıkabilir, çay lekesinin yanında birde halınıza sirke lekesi eklemiş olursunuz.

Çikolata, karamel ve tatlı lekeleri

Halıdan çikolata lekesini çıkartmak için ilk olarak çikolatanın donmasını sağlamalıyız. Bunun için serin bir odada birkaç saat bekleyebilir yada buz torbası yardımıyla daha çabuk donmasını sağlayabilirsiniz.

Kredi kartı gibi plastik bir malzeme yada halıyı kesmeyecek şekilde bıçak yardımıyla halıdaki çikolata lekesini kazıyınız. Elektrik süpürgesi yardımıyla kazıdığınız çikolatayı süpürünüz. Yarım bardak su , çeyrek bardak sıvı bulaşık deterjanını karıştırarak halıya bir bez yardımıyla uygulayınız.

İlaçlardan ya da kozmetik ürünlerden kaynaklanan lekeler

Halınızı tiner ya da perkloretilenle sildikten sonra şampuanlayıp iz kalmışsa yüzde beş amokyak karıştırılmış su ya da beyaz ispirto ile silin.

En sık rastlanan düşman; kahve lekesi

Halıya dökülen kahve veya çay sarı bir leke bırakır ve hemen temizlenmezse sonsuza dek kalabilir.

Halıdaki kahve ve çay lekesine karşı en etkili temizleyici beyaz sirkedir. Bira da kahve lekesinin çıkarılmasında oldukça etkilidir. Beyaz sirke ve su karışımını veya bir miktar birayı lekenin üzerine döktükten sonra halıyı ıslak bezle hafif hafif vurarak silin. Çok sert sürtmemeye özen gösterin. Aksi takdirde lekeyi daha çok yayabilirsiniz.

 
Katran, makine yağı ve fuel oil lekeleri

Halıya yağ döküldüğünde ilk önce yağın fazlası temiz bir bez veya kağıt havlu peçete ile emdirilmelidir. Leke oluşmaması için kullanılan bezin beyaz olması gereklidir. Yağın az bulunan kısmından yoğun olduğu yere doğru bastırarak fazlalığı emdirilir. Bu sırada lekenin daha çok yayılmaması için kesinlikle ovulmamalıdır.

Küf lekesi

Halıdaki veya koltuktaki küfü, fırçalayarak olabildiğince çıkarın. Sonra halıdaki küfü, mümkün olduğunca elektrik süpürgesiyle vakumlayın. Küfü, halıdan veya koltuktan elektrik süpürgesiyle aldıktan sonra süpürgenin torbasını çöpe atın. Bir bardak suya bir yemek kaşığı ağartıcı içermeyen deterjan ekleyin ve deterjan köpürene kadar karıştırın (Deterjan yerine sabun da kullanabilirsiniz.). Hazırladığınız karışımı temiz, desensiz ve beyaz bir kağıt havlu, bez veya süngere emdirin ve küf lekesi olan bölgeyi silin. Küf öldürücü bir dezenfektan kullanmanız küfün tekrar oluşmaması için yararlı olacaktır. Daha sonra halıyı mümkün olduğu kadar az su ile durulayın. Küf lekesi için müdahale ettiğiniz halıdaki ıslak alanı, kuru ve temiz bir pamuklu bez veya kağut havlu ile tamponlayarak kurulayın. Hatta vantilatör varsa vantilatörü çalıştırarak halının hızlı bir şekilde kurumasını sağlayabilirsiniz. Halının olduğu oda doğrudan güneş ışığı alıyorsa halının kurumasını hızlandırabilirsiniz.

Halılarınıza damlayan mum(parafin) izleri

Leke üstüne kurutma kağıdı koyup kızgın ütü ile ütüleyin. Eriyen mum, yağ lekesi yapmadan, kurutma kağıdına geçecektir.

Reçel, şurup, meyve suları

Ilık su ile tampon yapınız. İz kalırsa tiner veya perkloretilen kullanınız.

Tutkal, vernik

Tiner veya perkloretilen ile sildikten sonra ılık su ile tampon yapınız veya şampuanlayınız.

Yumurta lekesi

%5 amonyak ilave edilmiş su ile veya beyaz ispirto ile tamponladıktan sonra şampuanlayınız.

 

Online katalog

Bu yıla özel hazırlanmış kataloğumuzu PDF formatında indirerek, inceleyebilirsiniz. Dosyanın izinsiz çoğaltılma ya da üzerinde değişiklik yapma hakkı Efsane Halı’ya aittir.

ŞİMDİ İNCELE